Cocuk Gelisimi: Parents Dergisi Okur Sorularına CevaplarÇOCUĞUNUZ YEMEK YEMİYORSA
SORU:4 yaşında bir oğlum var. Genelde aramız çok iyi, ama yemek olayında hiç anlaşamıyoruz. Hala yemeğini ben yediriyorum, kendisinde hipoglisemi olduğu için öğün atlamaması gerekiyor. Bu da elimi kolumu bağlıyor. Her yemek sırasında kendi yemesi için baskı uyguluyorum ama çok başarılı olduğum söylenemez. Zira aç kalmasına izin veremiyorum. Ve bu baskılarım sırasında hep “babam ne zaman gelecek” diye soruyor ya da sürekli konuşuyor. Nasıl bir yöntem izlemeliyim, aramızdaki bu tek sorunu da yok etmek için?
Teşekkür ederim.
Belma, Ankara
CEVAP:Oğlunuzun hipoglisemisi olduğu için öğün atlamaması konusunda doğal bir endişeniz olduğu görülüyor. Bu endişeniz dolayısıyla, şu ana kadar yemek konusunda baskıcı ve zorlayıcı bir tavır sergilemiş olabilirsiniz. Bu durum da oğlunuzun yemekle ilgili kendi sorumluluğunu almasına engel olmuş olabilir. Yemek konusunda ebeveyn ve çocuğun 8-9 aylık gibi çok erken yaşlardan itibaren sorumluluğu paylaşmaya başlaması gerekir. Örneğin 8-9 ay civarı pek çok bebekte ortaya çıkan parmağıyla yiyeceği yakalayıp kendi kendini besleme davranışı teşvik edilmeli ve zaman ilerledikçe ebeveynin iki kaşık kullanıp birini çocuğa vererek kendi kendine yemek yemeyi öğretmeye başlaması gerekir. Eğer anne ilerleyen yaşlara rağmen çocuğa küçük bir bebekmiş gibi davranıyor ve yemekle ilgili tüm sorumluluğu kendinde görmeye devam ediyorsa bu durum çocuğun bağımsızlaşma ihtiyacıyla çelişir ve yemek konusu üzerinden anne çocuk arasında ciddi ilişki çatışmalarına dönüşür.
Hipoglisemi gibi bir sorun olmasa bile, çocuğun ne kadar yemek yiyeceği konusunda baskıcı ve zorlayıcı bir tavır takınmak ülkemizde pek çok ailenin yaptığı en yaygın ve en tehlikeli ebeveynlik hatalarından biridir. Ebeveyn, yemek konusunda çocuğa hangi tür yiyeceklerin nasıl bir ortamda sunulduğundan sorumludur. Çocuğun sorumluluğu ise yemeğin ne kadarını yiyeceğine karar vermektir ve hatta istemiyorsa çocuğun yememe hakkı bile vardır. Çocuğunuzun beslenme davranışlarıyla ilgili ilerleme kaydetmek istiyorsanız öncelikle bu görev ve sorumluluk dağılımına dikkat ettiğinizden emin olmalısınız.
‘Yemek sırasında kendi yemesi için baskı uyguluyorum’ demişsiniz. ‘Kendin ye!’ diyerek baskıcı davranmanız çocuğunuzun dirençle cevap vermesine neden olur. Mümkün olduğunca övgü, cesaretlendirme ve ödüllendirme yöntemlerini uygulamaya çalışmalısınız. Yemek sırasında iki kaşık kullanmayı birini oğlunuza vermeyi deneyin. Kaşığa ilgi gösterdiği her anı ‘Aferin sana kaşığını ne güzel tutuyorsun.’, ‘Kaşığınla kendi kendine yemek yemeye çalıştığında çok mutlu oluyorum.’ gibi övgü sözleriyle teşvik edin. Sabırlı, nazik ve kararlı olmanız çok önemlidir. Adım adım çocuğunuzun kendi kendine yemek yeme becerisi gelişecek ve yemeye olan ilgisi artacaktır.
Ayrıca, 4 yaşındaki bir çocuğun okula başlaması gerekir. Evinize yakın bir anaokulu bulmanızı ve önce yarım zamanlı sonra tam zamanlı olarak çocuğunuzu başlatmanızı öneririm. Bu yaştaki çocuklar birbirlerinden ve sosyal ortamdan çok şey öğrenirler. Okul ortamında kendi kendini besleme becerisi kazanması daha kolay olacaktır.
Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay
ÇOCUKLARDA ÖLÜM KAVRAMI
SORU: Merhaba Parents çalışanları,
Benim 4 yaşında bir oğlum var ve sık sık ölümle ilgili konuşmalar yapıyor. Siz büyüyünce öleceksiniz değil mi, ne zaman yaşlanacaksınız, büyükbabam ne zaman ölecek gibi sıklıkla bu tür şeyler söylüyor. Ölümün ne olduğunu biliyor ama bu kadar sık ölüm konuşmak doğru mu, ya da bu durumda nasıl bir tavır sergilemeliyim oğluma karşı?
Teşekkür ederim.
Nuray Altındağ, İstanbul
CEVAP: Yetişkinlerin çoğu ölümün kaçınılmaz ve evrensel bir gerçek olduğunu kabul etmekte fazlasıyla zorlanırlar. Çoğumuz ömrümüzü, bir gün hem kendimizin hem de sevdiklerimizin öleceği gerçeğinin sebep olduğu bilinçaltı korkudan hiç bahsetmeden geçiririz. Bu aşırı korku hali, ölüm kavramını çocuğumuzla konuşmakta da zorlanmamıza neden olur. Böylece, ölüm konusunu konuşmak bir nesilden diğerine tabu olarak geçmeye devam eder. Çocuklar yaşamın ilk yıllarından itibaren yaşamın nasıl işlediğini anlamaya çalışırlar. Çocuğunuzu ölüm kavramını düşünmekten uzak tutamazsınız çünkü ölümü mutlaka fark edecek (evinizdeki çiçek, balık ya da bahçede gördüğü böcek öldüğünde) ve merak edecektir. Eğer çocuğunuzun ölümle ilgili sorularına bu konunun tabu olduğunu hissettirecek bir tepki verirseniz çocuğunuz bu soruların cevabını tek başına düşünmek zorunda kalır. Bu durum çocuğunuzun ölüm konusundaki endişesini arttırır ve büyükbabasının ölmesi gibi kendisini direkt olarak ilgilendiren bir ölümle karşılaştığında hazırlıksız yakalanmasına neden olur. Çocuğunuzun “siz ne zaman yaşlanacaksınız?” “büyükbabam ne zaman ölecek?” gibi soruları karşısında şok olmuş, korkulu bir ifade takınmaktan kaçınmanızı ve ona telkin edici, dürüst bir şekilde “Pek çok kişi 70 yaşına kadar yaşar. 100 yaşına kadar yaşayanlar bile var. Bunun için endişelenmemiz gerekmez.” gibi şeyler söylemenizi tavsiye ederim.
Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay
ÇOCUĞUNUZ GECELERİ KORKUYORSA
SORU: Oğlum 9 yaşında. Geçen gün kontrolümüz dışında arkadaşında kalırken, arkadaşıyla birlikte bir korku filmi seyretti. Ve artık geceleri korkmaya başladı. Bunu açık açık söylüyor. Yalnız da yatmak istemiyor. Yalnız yatsa bile bizim odamızda yatmak istiyor. Ne yapmamızı önerirsiniz?
Zeynep Gür
CEVAP: Ebeveynin net kurallar koyması ve sınırları tutarlı şekilde uygulaması korku yaşayan bir çocuğu en rahatlatan ve korkusunu en kısa zamanda aşmasını sağlayan yaklaşımdır. Oğlunuza tutarlı ve kararlı şekilde şunu hatırlatın: “Geceleri evin içinde dolaşamazsın, yatağında olup uyuman lazım. İstersen ben arada senin yanına gelirim ama sen odanda kalmalısın”
Oğlunuzun korkularla başa çıkmasına yardımcı olmak için:
· Çocuğunuzun korkusunu ciddiye alın ama kendi endişelerinizi de ekleyerek korkuları büyütmemeye özen gösterin. Sizin rolünüz korktuğu şey konusunda çocuğunuzu rahatlatmaktır.
· İsterseniz çocuğunuzla birlikte odasını kontrol edin. Yatağın altına ya da dolabın içine bakın. Bunu, bir tehlike olduğunu düşündüğünüzden değil de oğlunuz öyle istediği için yaptığınızı vurgulayın.
· Uyku vakti konusundaki sınırlarınızı net uygulayın. Bu, çocuğunuz için rahatlatıcı ve güven vericidir.
· Çocuğunuza korkudan uyuyamazsa ya da korkulu bir rüyayla uyanırsa kendi kendini nasıl sakinleştirebileceğini öğretmeye çalışın. Mesela; uyandığında, korktuğu şeyin mantıksız olduğunu arka arkaya tekrarlayarak kendi kendine konuşmasını, şarkı söyleyerek kendi ilgisini dağıtmasını ya da keyifli şeyler düşünmesini tavsiye edebilirsiniz.
Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay
ÇOCUĞUNUZ KENDİ KENDİNE VURUYORSA
SORU:Kızım 1,5 yaşında son günlerde kendi kendine kafasına vurma huyu edindi. Önce acaba nedeni bakıcımız mı diye endişelendik. Gördük ki bakıcımız kızıma gayet sevecen davranıyor. Kafasına vurma hareketini genellikle yaptığı bir şeyi tasvip etmediğimizde yapıyor. Nasıl bir çözüm önerirsiniz?
Cahide Aktunç-İstanbul
CEVAP: Bebeklerde, kendi elini kullanarak ya da beşiğinin kenarı gibi başka bir nesneye çarparak kafasına vurma davranışı tahmin edilenden çok daha sık karşılaşılan bir durumdur. Bu davranışın genelde 9 ay civarı başlayıp 18-24 ay arasında en yüksek seviyeye ulaştığı ve pek çok çocukta 3 yaş civarında tamamen bittiği görülmektedir. Çocukların kafasına vurma davranışının kendi kendini rahatlatma amacına hizmet ettiği düşünülür. Kızınızın özellikle onu tasvip etmediğiniz zaman kafasına vurması, bu davranışın “engellenme” duygusuna verdiği fiziksel bir tepki olduğunu gösterebilir. Yaşadığı duyguları sözlerle ifade etme becerisi henüz yeterince gelişmediği için yaşadığı güçlü engellenme duygusuyla başa çıkamıyor ve bu sıkıntı veren durum karşısında kafasına vurarak kendini rahatlatmaya çalışıyor olabilir. Kızınızın kafasına vurma davranışıyla başa çıkabilmek için uygulayacağınız en sağlıklı yöntem, onu gün içinde uzun süreli olarak sıkıntı durumunda bırakmaktan kaçınmanız ve kendi kafasına vurduğu zamanlar hariç ona olumlu anlamda bolca ilgi göstermenizdir. Bakıcınızın gün içinde kızınızla yeterince konuşup oyun oynadığından emin olun. Eve gelince aynısını siz de yapın. Ayrıca, yaptığı bir şeyin tasvip edilmemesi karşısında hissettiği engellenme duygusunu sözlerle açıklamanız kızınızın duyguları tanımasına ve onları düzenleyebilmeyi öğrenmesini sağlar. Böyle durumlarda örneğin; “Şimdi kızdın biliyorum ama …. yapmana izin veremem.” “Kızgınlığın geçene kadar sana sarılayım” gibi şeyler söylemeniz hem duygularıyla başa çıkabilmesine yardımcı olur hem de duyguların isimlerini öğretir. Kızınızın dil becerileri ve duyguları anlatan kelime hazinesi geliştikçe kendine ifade biçimi sözel hale dönecek ve kafasına vurma davranışı daha çabuk ortadan kalkacaktır.
Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay |