Taşınmak Çocukları Nasıl Etkliyor?

Yaz ayları genelde pek çok aile için taşınma planı varsa devreye sokmak ya da tatil dönemi olması dolayısıyla uzun süreli olarak yazlık evlere/otellere yerleşmek için bir fırsat oluyor. Ancak taşınma konusu hem bunu isteyen, tercih eden, planlayan yetişkinler hem de konu üzerinde fazla söz hakkı olmayan çocuklar için her zaman gözüktüğü kadar avantajlı ve kolay olmayabilir. Çocuk gelişimiyle ilgili bilinen temel unsurlardan biri, çocukların güven duygusu için süreklilik, rutin ve düzene ihtiyaç duyuyor olmasıdır. O açıdan taşınmanın, çocukları olumludan çok olumsuz etkileme ihtimali yüksektir diyebiliriz. Gözlemler, çoğu ailenin taşınma döneminde çocuğun davranışlarında ve sosyo-duygusal dünyasında bozulmalar yaşadığını ve taşınmanın pratikteki zorluklarının yanında ebeveynlerin sırtına bir de çocuktaki psikolojik zorlanma yükünün bindiğini göstermektedir.

 

Peki araştırmalar bu konuda ne diyor? Ailelerin taşınma planlarını, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını ön planda tutarak değiştirmesi ya da ertelemesi gerekir mi? Aslında bu cevap vermesi oldukça zor bir sorudur çünkü taşınma planının ardında ebeveynler ve çocuklar için farklı açılımları olacak pratik, lojistik, ekonomik, sosyal, duygusal, fizyolojik pek çok etken vardır. Yine de bazı araştırma sonuçları ve onlardan çıkan tavsiyeler duyarlı ebeveynleri taşınma konusundaki kararlarını yeniden değerlendirmek ya da süreci daha sağlıklı şekilde yürütmek için yönlendirebilir.

 

Yapılan araştırmalar, özellikle ardışık ve birden çok kez gerçekleşen taşınmaların hem kısa hem uzun vadede çocuk gelişimini olumsuz etkilediğini göstermiş. Bu çalışmalara göre, sık taşınan ailelerin çocuklarının okul başarısı düşmekte ve davranış problemleri artmaktadır. Ayrıca, devam eden yıllarda sık taşınan ailelerdeki çocukların daha mutsuz oldukları ve daha az arkadaşa sahip oldukları bulunmuş. Hatta Amerika’daki bir araştırmada 18 yaşına gelene kadar çok kez yer değiştiren çocuklarda yasadışı madde kullanımının yüksek olduğu belirlenmiş. Ancak, bu olumsuz etkilerin özellikle karakter olarak utangaç çocuklarda daha fazla görülüyor olduğu yönünde önemli bir ayrıntı mevcut. Yani, taşınma her çocuğu kötü etkilemeyebilir. Bazı çocukların diğerlerine göre toparlanma becerisi ve uyumlanma kapasitesi daha yüksektir. Dışa dönük, insancıl, kolay arkadaş edinen çocuklar taşınmadan katkı da sağlayabilirler. Diğer yandan taşınma farklı bir bölgeye gerçekleşmiyorsa, okul değişikliği gerektirmiyorsa çocuğun yaşı, cinsiyeti ve karakterinden bağımsız olarak adapte olması daha kolay bir değişim olacaktır.

 

Çocukluktaki taşınmalar ve kişilerin yetişkinlik dönemindeki sağlığı üzerine 7.000 katılımcıyla yapılan geniş kapsamlı bir araştırmada ise sık taşınmanın uzun vadede yaşamdan alınan tatmini düşürdüğü ortaya konmuş. Sık taşınan ailelerin çocukları arkadaşlık ve ilişki kurma becerilerini okul ortamında kazansalar da yeniden taşınma ihtimalleri olduğu için bu arkadaşlıklara yeterince yatırım yapma ihtiyacı duymamaktadır. Bu durum da onların daha izole, yalnız bir kişilik yapısı geliştirmelerine, daha yüzeysel ilişkiler kurmalarına ve sonuç olarak genelde daha mutsuz olmalarına sebep olabilmektedir.

 

Yetişkinler taşınma sürecinin kendisine odaklanırken, çocuklar genelde arkadaşları, çevreleri, odaları, eşyaları gibi kaybedeceklerini ve özleyecekleri şeyleri düşünürler. Ayrıca süreç üzerinde hiç söz hakkına sahip olmamaktan dolay kendilerini güçsüz hissederler. Bu bakımdan taşınmanın olumsuz etkilerinden korunmak için aileler bazı önlemler almalıdır. Örneğin, taşınma kararınızı mümkün olan en erken zamanda çocuğunuza belirtmelisiniz. Son dakikaya kadar beklemek çocukların özleyecekleri şeyler üzerinde yeterince düşünememesine, durumu sindirememesine sebep olabilir. Buna ek olarak çocuğunuza yeni durumla ilgili verebildiğiniz kadar çok bilgi verin, hatta mümkünse taşınmadan önce yeni evi görmesini sağlayın. Bu hazırlıklar çocuğunuzla yeni evin güzel yönleri hakkında konuşmak ve onu özleyeceği diğer şeylerle ilgili teselli etmek için iyi bir fırsat olacaktır. Ayrıca, yeni evle ilgili seçimler yapmasına örneğin perdesinin desenini ya da odasının duvarının rengini seçmesine izin verin. Seçim hakkı çocuğa kontrol duygusu verip stresini azaltacaktır.

 

Çocuklar her zaman sıkıntılarını sözel ifade etmezler, regresif yani geriye dönük davranışlar çocuklardaki duygusal zorlanmanın net bir göstergesi olabilir. Örneğin çocuğunuz taşınmayı takip eden dönemde altını ıslatmaya, bebeksi konuşmalara, size daha çok ihtiyaç duymaya, yemek yemeyi reddetmeye ya da utangaç, saldırgan olmaya başlarsa yine bir zorlanma yaşadığını anlayabilirsiniz.
Son olarak, çocuğunuz yas, boşanma ya da yeni bir kardeşin gelişi gibi zaten büyük bir geçiş yaşıyorsa taşınmayı mutlaka ertelemeyi düşünmek iyi bir fikir olacaktır. Bu zorlanmalar çözüldükten sonra taşınma fikri yeniden gündeme gelebilir.

 

Sinem Olcay Kademoğlu
Uzm. Psk. (Aile ve Çocuk Gelişimi)